Erdoğan’ın Suriye ile ilgili son konuşması, saldırı hazırlığındaki bir ülkenin lideri gibi soğuk bir saldırganlık içeriyordu ve dinlerken korkuyla ürperdim.
Bu iş galiba ciddi ve Erdoğan’a bakarken, yüzünün arkasında bir an ABD ve Avrupalı sözcüleri görür gibi oldum.
“Sabrın son anlarına geldik ve bunun için de bu süreç içinde Salı günü Dışişleri Bakanımı Suriye’ye gönderiyorum. (…) Çünkü biz Suriye konusunu bir dış mesele olarak, bir dış sorun olarak görmüyoruz. Suriye meselesi bizim bir iç meselemizdir.” diye, diplomasinin ve devlet teamüllerinin dışında bir konuşmaydı. Evet ürperdim zira Suriye ile savaş bize hiç ama hiçbir şey kazandırmayacağı gibi bizden çok şey götürecektir. Ama Amerika İsrail yönünden durum farlıdır. Amerika'nı 14 trilyon dolar dış borcu vardır. İşsizlik hat safhadadır. Dolar korkunç baskı altındadır. Bundan böyle dünya parası olacak mı olmayacak mı? Yani Amerika'nın savaştan başka çıkarı yoktur. Savaşa muhtaç bir ülkedir. Nereden bakarsanız bakın Suriye ile savaş bize değil ABD ve israil’e yarayacaktır. Suriye’ye saldırıp insan hakları özgürlük ve demokrasi götüreceğiz. Söylemler tanıdık geldi değimli? Hayret ediyorum Kendisinde demokrasi olmayan bir ülkenin, bir başka ülkeye demokrasi götürmek için savaşmasını, kimse kimseye anlatamaz.
Selamların en güzeli ile....