Geceyi bazen sonsuz düşündüğümüz anlar olmuştur mutlaka.
Taki karanlığın, güneşe merhaba dediği ana kadar sürer bu yolculuk…
Yolculukta bazen düşünceler değişir,
Birbiri ardına saklanan dakikalar…
Her saniyede başka bir zamana akıp gider…
Çoğu zaman, gecenin yanlızlığı ifade eden bir ihtişamı vardır.
Diye düşündüğümüz de az sayılmamıştır bu güne değin..
Fakat, insanoğlunun yaşantılarını düşünceleriyle yorumlayıp geceye mayalaması gibidir.
Öyle dolar ki, yürekten düşen her nağme , gözlere kurban gider çoğu zaman..
Geceler pek de ağlatırmış karanlığı alınca koynuna.
Bu yüzden düşler yorgun düşermiş yürekten yüreğe…
Siz hiç geceleri ağlayan bir güvercin gördünüz mü peki?
Umut kanatlarıyla sarılırken gökyüzüne .
İsyan etti mi hiç?
Siz güvercin kadar yürekli,
Bir kanat kadar umutlu olamadınız ki..
Evet gece, bir güvercinin uçuşuna benzer
Kimi yorulmadan kanat çırpar, kimi de solukladığı yere adını koyar
Ve böylece gece insanoğluna paha biçilmez bir değer sergiler…