Üzerine önce binalar şimdide kar yağan Vanlı çocukların tüm zorluklara inat dercesine yüreğindeki direnci, yüzündeki gülüşüyle merhaba…
Sıradan muhabbetler diyince akla gelen, sorulsa da olur sorulmasa da dediğimiz türden soruların üçüncüsü bilemedin dördüncüsüdür, ’ Nerelisin?’ sorusu…
Aklına gelmiştir birinin sorar, kaçış yoktur bu sorudan biri sormazsa başka biri mutlaka sorar,e o sormuştur bir kere yanıtlamak gerekir,
yanıtlamasan bile zihninde tekrar eder o soru
’ Nerelisin?’ ’ Nerelisin?’ ’ Nerelisin?’ ,
Taki bir cevap bulana kadar, sonra başlarsın gereksiz açıklama çabalarına girmeye;
Filan ilde doğdum, ama aslen filan şehirliyim şimdide filan yerde yaşıyorum vs.
soran sorduğuna pişman olmuştur bu cevap kaşısın da. yani; pek karlı bir alışveriş değildir sizin anlı canız, ne alanı tatmin etmiştir cevap ne de cevabı veren bendenizi…
istemsiz olarak uzaklaşırım o ortamdan ama o soru bana yaklaşır iyiden iyiye, yankılanan ses ya da gölge misali rahatsız eder beyni, ’ Nerelisin?’, ’ Nerelisin?’ ..
sonra diğer insanlar geliyor aklıma, nasıl buna bir kerede cevap veriyorlar,diye düşünüyorum
bir şehirde doğmuş olmak yeterli mi oralı olmak için,hayır..
insan sevdiği şehirli olmalı diyorum ve sonra
çeşitli şehirler geçiyor gözümün önünden ama hiçbirinde karar kılamıyorum,tek bir yer gelmiyor aklıma
mesala çorak toprakların,asi kayalıkların,kahverengi hüznün ,üç mevsim hüküm sürdüğü Cizre de, baharın toprakla kucaklaştığı an geliyor aklıma Cizreli oluyorum.
Yazın kavurucu sıcağında tarlada pamuk toplayan kadınlar için Afyonlu,dalını terk edip yere düşmeğe meyleden kayısıyı tutmak için Malatyalı oluyorum
sonra mevsimlerden kış oluyor, pamuk misali , yeşilin üzerine nazikçe kendini bırakan beyazın huzuru Abanta çağırıyor beni Boluyu düşlüyorum
ama aynı beyazın bu yıl Van a kurşun gibi yağdığı geliyor aklıma gönlüm Vana akıyor,Vanlı oluyorum...
sonra anasıyla, atasıyla,çoluğuyla çocuğuyla ,kardeşiyle bacısıyla halaya durmuş kadınların zılgıtı Munzur’a çağırıyor beni ve Dersimli oluyorum
Sonra ananın oğluna yaktığı acıklı bir ağıtı andıran tulum sesi yükseliyor kulağımda,yüreğim dağılıyor Karadenizli oluyorum
sonra güneş ses ediyor, göğe tırmanışını seyretmem için, Nemruta varıyorum beni ve Adıyamanlı oluyorum
sonra tarih kalıntılarının suyla buluştuğu Hasankeyf in gözyaşlarını silmek için Batmanlı oluyorum
sonra bir güvercinin vatansızlığı aklıma geliyor ve oralı oluyorum,
ben bu nerelisin sorusunu sevmiyorum..